Samsung Almanya VS @SamsungTurkiye müşteri hizmetleri ve T.C. vatandaşlarına atılan kazık(lar)

Yine yeni bir olayla karşı karşıyayız.

10 Mart 2016 tarihinde çok uygun bir fiyata Almanyadan Samsung Galaxy S6 Edge telefon aldım. Almış olduğum telefonu hevesle Türkiyeye getirip hanıma bozuk olan telefonunun yerine kullanması için hediye ettim.

Olaylar böyle güzel devam ederken o da ne? Telefona sim kartı taktığımızda “sim ağı kilidi” istedi. Ben bu cihaza EUR’lar saymıştım ve şimdi böyle bir reigion/bölge engeli ile karşılaşmak son derece rezil bir şeydi.21.yydayız yahu teknoloji uçmuş gidiyor yalnızca avrupada kullanılan telefon mu kaldı Allah aşkına!!!

Hemen Samsung Türkiye müşteri hizmetlerini aradım. Böyle böyle oldu ve bunu hemen çözelim dedim. Verdiği cevaplar şunlardı.

– Telefonda böyle hizmet veremiyoruz.

– Servise gitmeniz gerekiyor.

– Servis bu işlem için ücret alacaktır.

– En yakın servisi söyleyebilirim.

Telefondaki kadınla uzun münakaşalarım sonrası ikna oldum bu şifreyi telefonla vermiyorlar ve elimdeki telefona özel kod verilmesi gerkiyordu. ANCAK 100 TL vermek de neydi ekstra???

Peki dedim kabul (para kısmı hariç) en yakın servis olan Samsung EKMEN servisi aradım. Konuyu izah ettim ve telefondaki adam bana

– Faturasıyla birlikte telefonu götürmem gerektiğini

– 1 hafta süreceğini

– 100 TL ücreti olduğunu söyledi.

Adamla da münakaşa ettim. Bu telefona para verdiğimi ve bu durumun benden değil samsungdan kaynaklandığını ve para ödemeyeceğimi söyledim. O da işlem yapamayacaklarını söyledi.

Peki dedim.

Samsung Türkiye Genel Müdürlüğe mail attım. Konuyu onlara da açıkladım ve aynen aşağıdakileri yazdım, gelen cevap ise sadece şu oldu (kızgınlıkla yazdığım için tüm imla kuralları vs iptal)

“Değerli Müşterimiz Talha Erhan Özcan,

Merhaba, Ben Samsung Müşteri Danışmanınız Yasin.

Talha Erhan Bey, karşılaştığınız bu durumu anlıyorum. Size yardımcı olmaktan mutluluk duyacağım.

Samsung Electronics Türkiye olarak, yurtdışından satın alınan cihazların sim ağ kilidi aktivasyon işlemleri için ücretli olarak hizmet verilmektedir. Üzgünüz ki, tarafımızdan farklı bir işlem sağlanamamaktadır.

Bize ulaştığınız için teşekkür ederiz. “

 

samsung tr cevap

 

Bana teşekkür ediyor ya. Dalga geçer gibi o parayı ya verirsin ya da telefonu kulanamazsın diyor ve dalga geçer gibi teşekkür ederiz diyordu. Uzunca yazmış bir şey ler söylemişim, hiçbirine tepki bile yok, hiçbirine cevap bile yok, bu kadar ilgisiz, bu kadar başından sağmacı bu kadar kendini özel hissettirmeyen bir müşteri hizmeti anlayışı daha önce çok gördüm ama Samsungdan beklemezdim. (ileride göreceğiz Almanyada böyle değil)

Yahu sen Samsung Türkiye isen ben de Talha Erhan Özcan’ım, sana bu parayı vermeden ve ayağına da gelmeden bu telefonu kullanırım! Farkında değillerdi ANCAK BU SAVAŞ DEMEKTİ. 

Türkiyede başvurabileceğim ve cevap alabileceğim Samsung yetkili birimlerini tükettikten sonra, bu söylediklerinden farklı bir şey söyleyemeceklerine inandığım andan itibaren, hemen hızlı bir şekilde 14.03.2016da Samsung Almanyaya mail attım. Burada yazdıklarımı ingilizce olarak tekrarladım (Almancam çok çok çok zayıf) ve özellikle ekledim. “Samsung Türkiye benden para istiyor benim hatam olmayan bir konu ile ilgili, bu parayı onlara vermeyeceğim.”

Samsung Almanya aynı gün döndüğü cevapta şöyle diyordu;

“Herhangi bir Avrupa bölgesi SIM kartı ile yapacağınız 5 dakikalık görüşme ilgili SIM kartı kilidini kaldıracaktır. Bu yolu deneyemiyorsanız lütfen bize faturayı, IMEI bilgisini ve varsa non-Europe ağ sağlaycınızı bildirin sizler için aktivasyon kodu üretelim”

samsung almanya cevap 3

İlgili bilgileri gönderdim ve 15.03.2016 tarihinde şifreyi teknik birimlerinden talep ettiklerini, tüm adımlarla birlikte tarafıma mail geleceğini belirttiler.

samsung almanya cevap 2

Tam 7 gün sonra şifrem mailime yapmam gereken tüm adımları ile birlikte geldi. Arada bana yapılan bildirimler nazik kibar ve her dediğim her cümlemle ilgili yapılan dönüşler de var hepsini paylaşıp canınızı sıkmak istemiyorum. Sürekli sıkıştırdım 7 gün boyunca hepsinde de dönüş yaptılar en güzel şekilde.

Şimdi;

Ne Samsung Türkiye telefon müşteri hizmetleri (telefon kayıtlarımız Samsungda var) ne Samsung Türkiye mail müşteri hizmetleri (mail kayıtları var) ne de Ekmen Samsung servisi telefonda (kayıtları var) bana bu 5 dakikalık konuşma bilgisini vermediler, ücretsiz çözebileceğim bir yol varken bana bunu HİÇ ANLATMADILAR. İnternete baktım gerçekten her yerde Samsung Almanyanın verdiği bu bilgi yazıyor ancak bu bilgi bana Türkiye yetkilileri tarafından NEDENSE verilmiyor.

Bunlar yetmediği gibi Samsung Türkiyenin yukardaki mailde gördüğünüz ve ilgili telefon konuşmalarında geçtiği gibi başka türlü olmaz o parayı vereceksiniz dediği ve Ekmen servisin 100 TL istediği ve ayağıma faturası ile birlikte geleceksin dediği şifre için Samsung Almanya hiç bir ücret istemedi, ücret istemediği gibi telefonu kalk faturasıyla birlikte Almanyaya getir de demedi, demediği gibi eğer imkanın varsa avrupada 5 dk konuş zaten açılacak bilgisini de verdi. 

 

Samsung Türkiyeye ve başta Ekmen servis olmak üzere tüm servislerine sesleniyorum;

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yolunacak tavuk mu? Almanyanın 3 mail ile çözdüğü iş için

-Neden insanları ayağınıza çağırıyorsunuz?

-Neden ücretsiz bir işlem için 100 TL talep ediyorsunuz?

-Neden bu işin başka çözümleri olduğunu da insanlara belirtmiyorsunuz?

Bu millet salak mı? Bu millet gerizekalı mı Samsung Türkiye? Bu milletin bir Alman kadar değeri yok mu veya Almanyada yaşayan bir insan kadar veya ingilizce bilmiyor diye bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşından ücretsiz bir işlem için ücret almak nedir?

Şundan da %100 eminim ben Samsung Ekmen servise telefonu faturaları vs getirdiğimde aynen benim yaptığım gibi satın aldığım ülkenin Samsunguna mail atacak benim gibi o da 1 hafta bekleyecekti gelen şifreyi girip bana telefonu teslim edecekti. Bu kadar zahmetsiz ve boş bir iş için beni ayağına getirip para alacaktı.

Biraz Samsung Almanyadan müşteri hizmetleri nedir? Nasıl müşteriye destek olunur? Nasıl müşteriye dürüst olunur? bunları öğrenin, örnek alın! Bize yürüyen PARA gözüyle bakıyorsanız bile bunu bari bize hissettirmeyin, çaktırmayın.

Samsung Electronics Türkiyeden talebim;

-Bir an önce bu 5dk konuşma ile kalkabilecek ve diğer yurtdışı servislerin ücretsiz mail yolu ile çözdüğü iş için bedel talep etmeyi (100 TL) bırakın, bu bedelden vazgeçtiğinizi ve ücretsiz bu hizmeti verdiğinizi açıklayın. 

-Bir an önce müşteri hizmetlerinizle görüşüp direkt olarak para talep ettiğiniz yolu değil, öncelikle bu işin en kolay ve bedelsiz bir çözümü olduğunu (Avrupa hattı ile 5 dakikalık konuşma) belirtin eğer bunu yapamayacaksak diğer şıkları söyleyin. 

-Müşterinizi iyi dinleyin ve küçümsemeyin, müşteri parayı veren, size para kazandıran ve sizi sadece teknolojiniz için değil, marka duruşunuz için de seçen taraftır ve en iyi hizmeti her zaman hak etmektedir. Bu müşteriyi üzme hakkınız yok, bunu tüm çalışanlarınıza da lütfen aşılayın. 

-Buna benzer başka hangi ücretsiz hizmetlerden başka çözüm yolları olmasına rağmen ücret alıyorsunuz bunları da açıklayın ve bu ücretlerden vazgeçtiğinizi açıklayın.

Buradan yurt dışından Samsung telefon alanlara sesleniyorum. Telefonu aldıktan sonra böyle bir sorun yaşarsanız hemen aldığınız ülkenin Samsunguna mail atın 3 mail ile 1 haftada işiniz çözülüyor. Samsung Türkiyenin de bu politikasını değiştirmediği sürece bu konuda dediklerine de inanmayın. 

 

 

 

 

Standart

Sahte Müşteri Memnuniyeti ve Turkcell REZALETİ

Turkcell_MaviREZALETİ!

Olayı en başından özetleyeceğim ve sonra yorum kısmına geçeceğiz.

Turkcell firmasının yıllardır müşterisiyim. 2013 yılının son çeyreğinde twitter kullanımımın artması ve Turkcellin Profesyoneller Kulübü hesabını keşfetmem ile birlikte müşterisi olmayı daha çok sevmeye başladığım bir sürece girmiştim.

prof

 

Profesyoneller Kulübü ücretsiz üye olabileceğiniz, çekiliş ile hediye kazanma, twitter üzerinden sorulan sorulara en yaratıcı cevabı vererek hediye kazanma, bir çok farklı markadan indirimlere sahip olma gibi avantajları olan bir Turkcell hizmeti. 

10 Ocak 2014 tarihinde twitter üzerinden de Cumacandır kapsamında gerçekleştirilen XBOX360 hediyeli yarışmaya katıldım. Attığım tivitlerden biri ile kazandım. Kazandığıma dair belge Turkcell firmasının cumacandir.turkcell.com.tr adresinde şu şekilde yayınlanmıştır. Burada @sonofagovernor ben oluyorum.

kazandım

 

Kazandıktan sonra 2 hafta içerisinde XBOX360 ürünü tarafıma ulaştı. Ürünü aldım eve götürdüm ancak daha açmadan 1-2 gün içerisinde Turkcell firması sosyal medyadan sorumlu arkadaşlar arayıp ürünün söz verdikleri üründen 1 alt model olduğunu (Kinect kamerasının olmadığını) tespit ettiklerini yeni ürünün tarafıma gönderileceğini ve eski ürünün geri alınacağını belirtti. 

1 hafta sonra yeni ürün yani yarışma şartlarında geçen ürün tarafıma teslim edildi ancak önceki ürün tarafımdan teslim alınmadı. Turkcell firmasını yaklaşık olarak 15 defa telefon yolu ile ve sosyal medya üzerinden taciz etmeme rağmen ürünü geri almaları için, ürün 1-2 ay boyunca bende kaldı. 

1-2 ayın sonunda Turkcell müşteri hizmetleri beni, yine benim uzun uğraşlarım sonucu, aradı ve yanlış göndermiş oldukları ürünün de kendi hatalarından dolayı artık tarafıma ilk ürünün de HEDİYE edildiği bilgisini verdi. 

Böylece bir yarışmada şans eseri 2 XBOX360 sahibi oldum. Ama sevinmedim. Çünkü Türkiye’de verilen sözler çabuk unutulur. Bu düşünce ile geri almaları gereken XBOX360 ı evde güzelce sakladım.

2 gün önce bu işin 3. tarafı, yani aslında müşteri ile hiç görüşmemesi gereken, direkt Turkcell firması ile muhatap olması gereken ve Turkcell firmasının beni muhatap etmemesi gereken Genpa firmasından aradılar. Farkettiyseniz olaylar Ocak ayında olmuş biz Nisandayız. 4 ay geçti!

Arayan bayan, Turkcell firmasından kazandığım ancak yanlış gönderilen ve Turkcellin bana “evet o da sana hediyemiz al kullan” dediği ürünü geri istedi. Arayan bayana “böyle bir şeyin mümkün olmadığını, firmanın bana bunu hediye ettiğini, bir problem varsa o kurumsallığıyla verdiği sözlerin arkasında duracağına ve müşterisinin hakkını savunacağına inandığımız Turkcell firması ile görüşmesini” söyledim.

1 saat içinde bana geri dönüş yaptı, görüşmüş.  Turkcell firmasının “böyle bir konudan bilgisi olmadığını, ürünü geri vermem gerektiğini” söyledi. Benim şarterler attı. Turkcell firmasın beni 3. bir firmaya karşı ortada bıraktı ve YALANCI durumuna soktu. Allah var, Genpadan arayan bayan gerçekten sakin, kibar ve yapıcı konuşan bir bayandı. Sinirlendirmedi. Sakinleştirdi. Ben de kendisine Turkcell firması ile görüşüp geri döneceğimi, 400-TLlik XBOXın peşinde olmadığımı ancak yalancı durumuna düştüğümü ve bunu açıklığa kavuşturup arayacağımı söyledim.

Turkcell firmasını aradım ve sosyal medya üzerinden profesyoneller kulübü hesabına direkt mesaj ile ulaştım, aramalarını söyledim. 1 gün sonra arayabildiler zahmet edip. Sosyal medyadan sorumlu olduğunu söyleyen, müşteri ile iletişimden anlamayan bir bayan ile muhatap oldum. Yukarıda yazdıklarımı aynen anlattım, bana bir kaç dakika hatta beklememi söyledi, bekletti. Tekrar konuşmaya başladığında bana “yarışma şartlarında 1 adet dendiği için ve benim bahsettiğim bilginin kendilerinde olmadığı için ürünü geri vermem gerektiğini” belirtti.

YOK ARTIK TURKCELL!!!!!!

Bayana ACİL bir şekilde müşteri hizmetleri ile yaptığım konuşma kayıtlarını incelemesini, beni hiç bilmediğim 3. bir firmaya yalancı duruma düşürmesi yetmiyormuş gibi, telefonda da yaptığım beyanı yalanladığını ancak konuşmalarda bu bilginin olduğunu söyledim. 

Peki dedi, telefonu kapattık. 1 saat sonra tekrar aradı Turkcellden aynı bayan. Telefon konuşmalarını incelediğini HAKLI OLDUĞUMU, ki daha önce yalanlamıştı, tarafıma müşteri hizmetleri tarafından o ürünün hediye edildiği bilgisinin verildiğini teyit etti.

AMA bu bilginin hatalı olduğunu, söz konusu bilginin hatalı olması nedeni ile 4 ay önce ürün sizin demelerine rağmen, ürünü geri vermem gerektiğini belirtti.

SİNİRLENDİM! “400 TL lik ürün ile Turkcellin veya Genpa nın zengin veya fakir olmayacağını, benim de bu ürünün peşinde olmadığımı belirttim. Burada önemli olanın yalancı durumuna düşürülmem olduğunu, hatalarını kabul etmelerine rağmen, bana 4 ay önce ürün sizin dedikten sonra bugün ürünü geri almamız gerekiyor demelerinin tam bir rezalet ve müşteri memnuniyeti kavramanı yok ettiğini” söyledim. Ürünü sağlam bir şekilde koruduğumu dürüst bir vatandaş olarak söyledim ama “ya bu ürünü sizin bildiriminiz üzerine 3 ay önce satmış olsaydım ne yapacaktınız?” dedim. “O zaman bir şey yapamazdık” cevabını aldım.

Bakın rezalet devam ediyor. Hem de hat safhada! “Yahu ürünün hakkını vermişsin ürünü sattım kullanmış olsaydım geri istemyecektin, ürünü saklıyorum diye geri mi istiyorsun dedim?” “Evet sizdeymiş ürün nasıl olsa” dedi.

İNANILMAZ!!!!!

“Peki dedim. Ben bu ürünü teslim edeceğim ancak müşterinin gözünüzdeki değerini gördüğümüzü belirttim.” Bayan bana Genpadan beni arayan yetkilileri aramamı ve onlara teslim etmemi söyledi kapatırken. “Hanımefendi” dedim, “Genpayı siz arayacaksınız, benimle iritabata geçecekler, ne zaman teslim etmek istersem o zaman edeceğim dedim. Bir de Genpa firmasını ben mi arayacağım?” dedim Peki efendim cart  curt dedi. KAPATTIM!

Olayın özeti bu. Daha doğrusu REZALETİN özeti bu.

Şimdi gelelim yorumuma;

1- Turkcell gibi bir firmanın Sosyal Medya hesaplarını yöneten birim ile Müşteri Hizmetleri biriminin tamamı birbirinden kopuk olduğu aşikar. Bir müşteri ile ilgili bilgileri o anda bilgisayara girip kayıt etmedikleri de net.

2- Turkcell gibi SÖZDE kurumsal bir firmanın 4 ay önce SİZİNDİR dediğine bugün hayır BİZİM aslında demesi ben dahil bütün Turkcell müşterilerini düşünmeye sevk etmelidir. Bunu söyleyen  müşteriyi savunmayı değil, firmayı savunmayı düşünüyor demektir. 3. kişilere karşı bile ve Müşterinin haksız çıkabilmesi için uğraşacaktır.

3- Turkcell gibi sözde kurumsal bir firma Müşterisini, müşterisinin hiç tanımadığı 3. bir firma ile muhatap edebilmektedir. İşleri kendisi çözememektedir.

4- Turkcell gibi sözde kurumsal bir firma Müşterisi eğer akıllı olup telefon kayıt konuşmalarını dinleyin demese, müşterisinin beyanına direkt bir inceleme olmadan yalan beyan demekte ve 3. firmaya karşı müşterisini YALANCI konuma düşürüp rezil etmektedir. 

5- Turkcell gibi sözde müşteri memnuniyetinin ön planda olduğu bir firmanın sosyal medyadan sorumlu kişisi müşterisine “Evet efendim, hata bizde. Gerçekten çok özür dileriz. Genpaya da bilgimiz yok diye bilgi veren kişi hakkında da yetkili birimlerimiz harekete geçecektir. Ayrıca hatamızın üzerinden 4 ay geçmiş ve ürünü kullanmış satmış vs olabilirsiniz hata tamamen Turkcell de olduğundan ürün sizindir. Biz Genpa ile konuyu çözeceğiz sizi muhatap etmeyeceğiz.” demek yerine lütfedip hatayı kabul ederek “hata bizde evet ama ürünü teslim etmeniz gerekiyor. genpayı bir arayıverin de teslim edin” diyor.  Hala daha beni UTANMADAN Genpa ile muhatap etmeye çalışıyor.

Bu maddeler uzar ama bu 5 madde yeter de artar bile Turkcell markasının içinin boş olduğunu görebilmek için. Boşuna hizmeti iyi diye Turkcell firmasına fazla para ödemişim bugüne kadar. Bugün hemen ve acilen herhangi başka bir firmaya gidip numaramı taşıyacağım.

Eminimki bundan daha kötü bir muamele ile karşılaşamam. En azından fazla para ödemiyor olurum. 

Ayrıca bu yazımı hiç değiştirmeden Turkcell firmasının şikayet mailine de gönderiyorum.

KENDİNİZİ FİRMALARA EZDİRMEYİN! DİK DURUN! DÜRÜST OLUN!

Not: Eğer Turkcell firması bu ürünü bana geri verme sende kalsın veya ürünü size geri iade ediyoruz der ise bu saatten sonra, ürünü direkt olarak İHH’ya teslim etsin. Fakir çocuklarımız, savaştan, dayaktan başını kaldıramayan çocuklarımıza ulaşsın bu konsol ve onlar oyunlar oynayıp eğlensinler. Yüzleri gülsün.

 

 

 

Standart

Pazar ve pazarlama stratejileri hakkında 5 soru

lokal-pazarlama-stratejileri2013 yılında pazarlama yapısı, medya araçlarının, dijital platformların ve araçların, büyük verilerin, satış kanalları ve bu kanalların etkilendiği çevrenin koordinasyon içerisinde uyumla hareket etmesi ve fonlanmasından oluşmakta.

Tüm bu karmaşık yapının yanında temel başlangıç noktaları ve prensipleri unutmamak gerekiyor. İşimizi basitleştirecek olanlar onlar çünkü. Bunun için 5 temel soru sormamız gerek ve bu sorular doğru şeyleri, doğru yapmamızı sağlayacak.

Gerçekten Müşteriyi anlayabiliyor muyuz ve onları ne etkiler? 

Bir çok şirket için cevap üzülerek belirtiyorum, hayır. Bu bilgi boşluğu temel ihtiyaçları karşılayamamaya kadar bir çok aksaklığa yol açıyor. Örneğin; Şirket ile müşterinin hangi noktalarda nasıl iletişime geçtiği, hangi bilinçaltı durumlarda satın alma alışkanlığının tetiklendiği gibi. Hatta veri yoğun firmalar bile spesifik taktiklerden, örneğin sosyal medya veya TV reklamlarının satın alma üzerinde yaptığı etki, bihaber.

Performansı yükseltmek için, yöneticiler bugünün müşterisini anlayabilmek için 360 derece bakış açılarını değiştirmeliler. Bir çok market uzmanının söylediği gibi müşteriler ile iletişimde olmak, bugüne kadar hiç olmadığı kadar zor ve insanlar artık firmaların onlara satmaya çalıştığı her şeyin daha fazla detayını öğrenmekten sadece 1 tık uzakta. Ayrıca sahip olduğu, öğrendiği ve tecrübe ettiği her bilgiyi dünya ile paylaşmanın da sadece 1 tık uzağında.

Böyle bir şeyi yönetmek hiç kolay değil.

Değer planımız anlamlı ve farklı mı? 

Bir çok iş sahibi ve girişimci tipik olarak %80 oranında aynı değerleri öne sürüyor. Bu değerler harika bir hizmet ve az ücret. %20 ve altında bir oranda anlamlı bir çıktı/ürün ile değerler bağdaştırılıyor ve sağlanan faydaların açıklaması (yeni teknoloji kullanımı, markanın getidikleri…) yapılıyor.

Burada en önemli nokta, şirketin çekirdeğin merkezinde kendini nereye pozisyonladığı. Başta sorduğum sorunun cevabında bu hesaplanmalı, %20lik gruba girilerek cevap verilmeli, çünkü bu ne sonradan harcanacak paralar ile ne de teknoloji ile düzeltilebilecek bir durum değil.

Bir çok firma kendini farklılaştırabilir, ayrıcalıklarını ortaya koyabilir. Ancak bu farklılıkların anlamlı olmasının tek çözümü anlamlı stratejik planlar ve stratejik farklılaşmadır. Bunu çeşitli market taktikleri ve müşteri deneyimleri ile şekillendirebilirsiniz.

Karar vermek için yeterli bilgi ve akla sahip miyim? 

Büyük verileri kullanmak (data mining gibi yöntemler vb.) müthiş bir önem arz etmekte günümüzde. Özellikle sosyal medya üzerinden akan bilgi ve paylaşımlar bunun en büyük parçası. Ancak bunu yapmak ile bitmiyor. Önemli bir adım olarak bu veri ve bilgiyi aktif hale getirebilmek karşımıza çıkıyor.  Şirketler bir çok veriyi toplayabiliyor. Fakat bu veriler her zaman ulaşılabilir ve/veya kullanılabilir halde olmuyorlar. Data mining dediğimiz yöntemi şirketin bir yeteneği olarak sayabiliriz. Anca bu yetenek her zaman yenilik ve yaratıcılık için istediğimiz geliştirmeleri yapmamızı sağlamıyor.

Artık şirketler stratejik kararlar alabilmek ve taktiksel konumlanmalar için kesinlikle müthiş bir analitik zeka ve IT kapasitesine ihtiyaç duyuyor.

Doğru ölçümlemeleri mi kullanıyorum?

Einstein amcanın güzel bir lafı var “sayılabilen herşey sayılmaz, kaale alınmaz” diye. Bir çok firma efektif ölçümler sağlamayan bir çok ölçüt kullanıyor. Bu ölçütler stratejik hedefler ile alakasız ölçütler bile olabiliyor. Bu nedenle ölçütlerin seçimi oldukça önemli. Yönetimin odağının kaymaması ve kurum kültür ve alışkanlıkları ile kaynakların tertip etmek ve market planlarını ile bu planlar için kullanacak araçların seçimi için ölçütleri kesinlikle doğru seçmek gerekiyor.

Liderler gerektikçe her taktiği iyi ölçüp biçmeli, çıkan sonuçlara göre gerekirse geliştirmeli ve şirketin uzun dönem stratejik hedeflerine göre bu ölçümlemeler neticesinde aldığı sonuçlara göre gerekli değişimleri yapmalı.

Şirket organizasyonu pazarlamayı etkinleştiriyor mu?

Bir çok lider firmasının pazarlama güdümlü olduğuna inanır. Buna olan inancının yanında ilgi çekici marketlerde müşteri taleplerine göre farklılaşmayı ön planda tutar. Ancak genellikle organizasyonal gerçekler bu yönde olmaz. Farklı iç örgütlenmelerin farklı ajandaları olur, iç kaynaklar farklı farklı çeşitli yönlere akar ve liderin talep ettiğine her şey uygulamada gerçekleşmeyebilir.

Pazarlama misyonunu gerçek kılabilmek şirket kapasitesine, yatırıma, şirket kültüründe gerçekleştirilecek değişikliklerle ve yetenek yönetimine bağlıdır.

Şimdilik bu…

Standart